ARA
SORULARLA İSLAMİYET / SESLİ
İdarecinin yardımcısında bulunması gereken özelliklerden bazıları şunlardır:

1- İlim
Bilenle bilmeyen bir olmaz.

2- Tecrübe
Tecrübelerle dolu bir yaş seviyesine gelen kişi; iki yüzlü çıkarcıları uzun tecrübelerinin doğurduğu sezişle kolayca teşhis eder, idare mekanizmasına ahlaksızları karıştırmaz.

3- Güvenilir olmak
Bu özellik hıyanet yapmaması için şarttır.

4- Doğru sözlü olmak
Bu, güvenilir olması, sözünde durması için aranır.

5- Hırstan uzak olmak
Bu da yanılıp rüşvete yönelmemesi için gereklidir.

6- Kin tutmamak
Kin, adalete, şefkate manidir. İdareci ise adaletli, şefkatli olmalıdır!

7- Verilen işleri unutmamak
Unutulursa büyük zararlar doğar.

8- Anlayışlı olmak
Doğruyu, eğriyi fark edip karıştırmamalı.

9- Hislerine esir olmamak
Bu durum, aklı bulandırır, hak ile bâtılı, doğru ile yanlışı ayırt edemez duruma getirir.

10- Mali işleri iyi bilmek

İdarecide bu on özellik varsa işler düzenli olarak yürür. Biri eksikse, işler o ölçüde noksan ve çürük yürür.

Tecrübeli bir idareci diyor ki:
Kendime bir yardımcı isterim ki; beğenilen ve hayırlı hasletleri olsun, terbiyeli, güzel ahlaklı, kendine verilen sırlara sahip olsun, mesuliyetindeki emanetlere riayet etsin. Yumuşak huylu olsun. İlimle düşünsün ve konuşsun, en küçük işareti bile anlasın. Akıllılar gibi alçak gönüllü, fakihler gibi anlayışlı, her işinde ağırbaşlı olsun! Kendine ihsanda bulunulunca teşekkür etsin. Sıkıntı verilince sabretsin.
Pişmanlık doğuracak şeyler peşinde koşmasın! Tatlı dil ve inandırıcı sözlerle devlet adamlarını kendine çekip bağlasın. Halife Memun’un veziri Fazıl, ülkenin çeşitli yerlerine gönderdiği adamlarına derdi ki: “Halktan duyduklarınızı gelip bana söyleyin.”

Böylece getirilen bilgiye göre halkın beğenip iyi gördüklerini yapar, beğenmediklerini terk ederdi.


Danışmanın vasıfları

Danışmanlık yapacak kişilerde şu vasıflar aranmalıdır:
1- Anlayışlı ve zeki olmak.
2- Güvenilir olmak.
3- Doğru sözlü olmak.
4- Menfaat peşinde koşmamak.
5- İstişare edilen kişilerle diğer personel arasında düşmanlık olmamak.
6- Geçici arzuları uğrunda koşanlardan olmamak.
7- Kültür ve yetenekleri ile seçkinler arasına yükselmiş kişilerden olmak.

İdareciye yakışan tutum şudur:
Bir insan danışma meclisinde bir fikir ortaya atınca, idareci, mücerret kalıbı ve ifadesi ile hemen onu uygulamamalı, o görüş, toplantıdakilerin hepsi tarafından anlaşılıp, netice düşünüldükten ve gerekli inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra uygulanmalıdır.

Üzerinde hiçbir inceleme yapmadan ileriye sürülen fikirleri derhal tatbik etmek, birçok bakımdan mahzurludur. En zayıf görüş, hemen kalbe doğuveren görüştür. En değerli görüş, kalbe doğduktan sonra üzerinde çeşitli inceleme ve yorumlar yapılarak kesin bilgi ile kuvvetlenendir.