ARA
SORULARLA İSLAMİYET / SUAL-CEVAB

Sert cevap vermek

Sual: (www.dinimizislam.com sitesine sual sorunca, çok sert cevaplar veriliyor. İkinci bir sual sormaya cesaret edemiyor. Özellikle hanımlara sert cevap verilmesi onları çok üzüyormuş) deniyor. Dinimiz, yumuşak cevap verilmesini emretmiyor mu?
CEVAP
Elbette yumuşak cevap vermek gerekir, fakat sadece kendini haklı görüp karşı tarafı suçlamamalı. Kabirde sorulmayacak lüzumsuz şeyler soran olduğu gibi, imtihan etmek için de soranlar oluyor. Verilen cevaplara itiraz edildiği de oluyor. Biz de, (Bize inanmıyorsanız hiç sormayın, inanıyorsanız itiraz etmeyin) diyoruz. Böyle söyleyince de karşıdaki kırılıyor. (İnanmasam sorar mıyım) diyor. (İnanıyorsan niye itiraz ediyorsun) diyoruz. Bu da tartışmaya, huzursuzluğa sebep oluyor. Bunlara meydan verilmemeli. Sual sorarken de, tepkiye sebep olacak şekilde sert ve uygunsuz sözlerden uzak durmalıdır.

Allahü teâlâ, yumuşak olmayı emrediyor. Üç âyet-i kerime meali:
(Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle davet et, onlarla en güzel şekilde tartış!) [Nahl 125]

([Ey Resulüm] etrafındakilere yumuşak davranman, Allahü teâlânın sana bir kerem ve rahmetidir. Eğer kötü huylu olup, sert davransaydın hepsi dağılıp giderlerdi.) [Âl-i imran159]

(Kötülüğü, en güzel şekilde önle! [Öfkeyi sabırla, cahilliği yumuşaklıkla, kötülüğü afla önle ki] o zaman düşman sana, yakın dost gibi olur.) [Fussilet 34]

Bir vaiz, (Zalim sultan karşısında doğruyu söylemek cihad olur) diye, Halife Memun’a, sert sözler söyler. Halife, (Ey vaiz, Allahü teâlâ, senden iyisini, benden kötüsüne gönderdiği halde, o, yumuşak konuştu) der. Vaiz, (Benden iyi ve senden kötü olan kim) der. Halife, (Benden kötü olan Firavun’dur, senden iyi olan da Hazret-i Musa’dır) der. Allahü teâlâ, Hazret-i Musa’ya, Firavun’a yumuşak şekilde nasihat etmesini emretmiştir. (Taha 44)

Yarın ahirette Firavun, (Bana sert hareket edildiği için hakkı kabul edemedim) diyemeyecektir. O halde ölçümüz, daima yumuşak hareket etmek olmalı. Rıfk yumuşaklık demektir. Katılığın, kabalığın tersidir. Rıfk, mülayimlik, naziklik, yavaşlık, tatlılık, güzellik, acımak, iyilik etmek, kısaca İslamiyet’e uymaktır. Hilm de yumuşaklık demektir.

Sert ve kaba konuşan, fitneye sebep olur. Her zaman yumuşak olmalı, sertlikten kaçmalı! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Rıfk, hikmetin başıdır.) [Harâiti]

(Allahü teâlâ, hilmi sever.)
[Taberani]

(Hilm sahibi olmak Peygamberlerin sünnetidir.)
[Beyheki]

(Rıfktan mahrum olan bütün hayırlardan mahrumdur.)
[Müslim]

(Allahü teâlâ yumuşak olana verdiğini, sert olana vermez.) [Müslim]

(Emr-i marufu rıfk sahibi fakihler yapar.) [İ.Gazali]

(Rıfk, insana ziynet verir, kusurlarını giderir.) [İbni Hibban]

(Rıfk sahibi olan, dünya ve ahiret iyiliklerine kavuşur.) [Tirmizi]

(Uygun sual sormak ilmin yarısı, rıfk geçinmenin yarısıdır.) [Askeri]

(Mümin sert değildir. Yumuşaklığından dolayı ahmak zannedilir.) [Deylemi]

(Yumuşaklık iyilik, sertlik kötülük getirir.) [Harâiti]

(Kolaylık ve rıfk gösteren mümin, Cehenneme girmez.)
[Tirmizi]

(Yumuşak davranmayan, hayır yapmamış olur.) [Müslim]

(Sertlikten, çirkin şeyden sakının! Yumuşaklık insanı süsler, çirkinliği giderir.) [Müslim]

(Yavaş, yumuşak davranmak, Allah’ın kuluna verdiği büyük bir ihsandır) [Ebu Ya’la]

(Hak teâlâ yumuşak huyluya yardım eder, sert ve öfkeliye yardım etmez.) [Taberani]

(Kızınca, öfkesini yenerek yumuşak davrananı Allahü teâlâ sever.) [İsfehani]

(Mümin, yumuşaktır, munis deve gibi boyun eğer, ıh denilen yere çöker.) [Beyheki]

(Saygısızlık edene yumuşak davranan, Cennette yüksek derecelere kavuşur.) [Taberani]

(Kibirsiz, yumuşak, cana yakın ve sert olmayanlara cehennem haramdır.) [Beyheki]

(Yumuşak huya dört elle sarıl! Sertlikten uzak dur!) [Buhari]

(Öfkelenen, dilediğini yapmaya gücü yettiği halde, yumuşak davranırsa, Allahü teâlâ da onun kalbini emniyet ve imanla doldurur.) [İbni Ebid-dünya]

(İlim öğrenmeye gelenleri Resulullah'ın emrettiği ilmi öğrenmeye hoş geldiniz” diyerek güzel karşılayın! Sorularına cevap verip problemlerini güzelce çözmeye çalışın!) [İbni Mace]

Resulullah efendimiz, nasihat isteyen kimseye, (Kızma, sinirlenme) buyurdu. O kimse, birkaç kere nasihat isteyince, yine (Kızma, sinirlenme) buyurdu. (Buhari)