ARA
SORULARLA İSLAMİYET / SUAL-CEVAB

Kabirden yardım istemek

Sual: Bir kimse, yaşayan insanlardan iş, eş ve aş istiyor. Vefat eden evliya da ölü olmadığı için, onlardan da, böyle dünyalık şeyler istemek caiz olur mu?
CEVAP
Vefat eden evliya zat, yaşayandan daha çok feyz verir, daha çok yardım eder. Şehidler ölü olmadığı gibi, peygamberler ve evliya zatlar da ölü değildir.

Yaşarken de, bir insana yapma gücünü veren, yürüten, konuşturan, iş yaptıran, Allahü teâlâdır. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
(Sizi de, yaptığınız işleri de yaratan Allah’tır.) [Saffat 96]

Yaşayana bu gücü veren Allahü teâlâ, vefat etmiş evliyasına niye veremesin ki? Ölüye iş yaptıran da Allahü teâlâdır. Onun kudretinden şüphe etmek küfürdür. Kur’an-ı kerimde, (Yardım ancak ve yalnız Allah’tandır) buyuruluyor. (Al-i İmran 126)

Terziye gideriz, bir elbise dik deriz. Ona bu gücü veren, elbette Allahü teâlâdır.

Emlakçiye gideriz, bize kiralık bir ev bul veya satılık bir ev bul deriz. O da bulur, verir. Ona bu gücü veren, elbette Allahü teâlâdır.

Doktora gideriz, tansiyonumuza bakar. Muayene eder, ilaç verir, gerekirse enjeksiyon yapar. Ona bu gücü veren, elbette Allahü teâlâdır.

Vefat etmiş olan ama hakikatte ölü olmayan peygambere ve evliya zata giden kimsenin de, esas yaratıcının Allahü teâlâ olduğunu bilerek, o kabirde yatan zattan yardım istemesi gayet normaldir; çünkü veren, yaratan Allahü teâlâdır. Hazret-i Mevlana, (Ben ölünce, beni düşünün, imdadınıza yetişirim) buyurdu. Deylemi’nin bildirdiği (Kabirdekiler olmasa, yeryüzündekiler yanardı) hadis-i şerifi de, Allahü teâlânın izniyle, ölülerin dirilere yardım ettiğini göstermektedir.

Mesela o zata, (Bana kiralık ev lazım, oğlum için bir gelin, kızım için bir koca istiyorum) demek gayet normaldir. Böylece, bunu işiten evliya zat, bizim için dua eder. Allahü teâlâ da, bu sevgili kulunun duasını kabul eder. Yani sebepleri yaratıp bunlara kavuşturacak olan, Allahü teâlâdır. Vehhabiler ve onların etkisinde kalan mezhepsizler, bunlara şirk diyorlar. Biz evliya yaratıcı demiyoruz ki! Evliya zatlar, Allahü teâlânın sevgili kulları olduğu için, ya onların hürmetine istiyoruz veya bizzat (Bana kiralık ev bul) diyoruz. Evliya dua ediyor ve Allahü teâlâ da, o sevgili kulunun duasını kabul ediyor. Hepsi bu! Allahü teâlânın kudretini inkâr eden, Allah ölüye iş yaptıramaz diyen kâfir olur.

Kabirden direkt yardım istenir
Sual:
(Türbeye gidip direkt oradaki zattan yardım istemek şirk olur) deniyor. Bu doğruysa, yanına gitmeyip de, evden yardım istemek de şirk olur mu?
CEVAP
Ölü diri herkesten yardım istenir. Ruh ölmez. Allahü teâlâ dirilere yardım ettirdiği gibi ölülere de yardım ettirir. Hazret-i Hızır’ın ruhu çaresizlere yardım etmektedir. Eğer evliyayı yaratıcı biliyorsa, ister evden yardım istesin, ister kabrine gidip direkt istesin, fark etmez, şirk olur, ama hiçbir Müslüman zaten evliyayı yaratıcı bilmez. Evliyayı vasıta bilip evden veya direkt yanına gidip istemek, şirk olmaz.

Evliyanın diri veya ölü olması fark etmez. Hattâ ölünce, feyzi kesilmez, artar. (İrşad-üt-talibin)

Ölü veya diri Evliyadan yardım istemek, onları yaratıcı bilmek değildir. Bulut vasıtasıyla yağmur, ilaç içerek şifa ve silah kullanarak zafer beklemek, su için çeşmeye, ekmek için fırıncıya gitmek, hep Allah’tan istemek olur. Bunlar sebeptir. Rabbimiz, her şeyi sebeple yaratmaktadır. Bu sebeplere yapışmaya şirk denmez. Allahü teâlânın, Evliya zatların ruhlarına yardım etme kuvvetini verdiğini düşünüp, ruhlardan yardım beklemek caizdir. Onlar kabirde diridir. Ruhlarına keramet verilmiştir. Böyle inanana müşrik denemez. (F. Bilgiler)

Büyük bir zatın Allah’ın yardımına mazhar olduğunu, Rabbimizin her şeyi sebeple yarattığını, onun da bir sebep olduğunu düşünerek ondan yardım istemek, Allah’tan istemek olur. (Tahkik-ul-hakkıl-mübin)

Ebul Hasan-i Harkani hazretleri, sefere çıkan talebelerine, (Sıkışınca benden yardım isteyin!) buyurur. Yolda eşkıya bunları yakalar. Talebeler dua ederler, ama kurtulamazlar. Biri, (Yâ Ebel Hasan, imdat!) der. Onu eşkıya göremez. Diğerlerinin nesi varsa alırlar. Seferden dönünce, (Biz dua ettik soyulduk, şu arkadaş sizden yardım isteyince kurtuldu) derler. O da, (Allahü teâlâ günahkârın duasını kabul etmez. O, benden yardım isteyince, Allahü teâlâ onun sesini bana duyurdu. Ben de, “Yâ Rabbi, bu talebemi kurtar!” dedim. Allahü teâlâ da kurtardı. Ben sadece vasıta oldum, dua ettim. Kurtaran Rabbimizdi) diye cevap verir. (Tezkiret-ül-evliya)

Hadis-i Erbain’deki (Bir işinizde, sıkışıp bunalınca, kabirdekilerden yardım isteyin) ve Deylemi’nin bildirdiği (Kabirdekiler olmasa, yeryüzündekiler yanardı) hadis-i şerifleri de, Rabbimizin izniyle, ölülerin dirilere yardım ettiğini göstermektedir. (M. Nasihat)