ARA
SORULARLA İSLAMİYET / SUAL-CEVAB

Günah işlemekle ilgili çeşitli sorular

Sual: Bir Alman genci bana, "Şu günahı işlersen müslüman olacağım" dedi. Ben de bir danışayım dedim. Birine sordum. "Bir insanın hidayetine sebep olmak, dünyadaki her şeyden kıymetlidir. Günahı işle tevbe edersin!" dedi. Ben ise daha önceki yazılarınızdan bunun caiz olmayacağını anlıyorum. Günah işleyerek ibadet edilmeyeceğini yazmıştınız. Kâfirin müslüman olması için günah işlemek caiz midir?
CEVAP
Asla caiz olmaz. Dinimizde günah işlememek, ibadet etmekten daha kıymetlidir. Bir hadis-i şerifte, (Çok az bir günahtan kaçınmak, bütün cin ve insanların ibadetleri toplamından daha iyidir) buyuruluyor. Her günah, Allahü teâlâya isyan olduğundan, büyüktür; fakat bazısı, bazısına göre küçük görünür. Bir küçük günahı yapmamak bütün cihanın nafile ibadetlerinden daha sevabdır, çünkü nafile ibadet yapmak farz değildir. Günahlardan kaçınmaksa farzdır. (Rıyad-un-nasıhin)

Bid'at işlemek ise, büyük günahlardan daha tehlikelidir. Bu bakımdan dine hizmet etmek niyetiyle bid'at işlemeyi mubah görmemelidir.

Bazı cahil kimseler de, tesbih namazını cemaatle kılabilmek için, namaza duruyorlar, sonra kasten bozuyorlarmış. Böylece bu namazı kılmayı kendilerine vacip yapıyorlarmış. (Vacip olunca da cemaatle kılınır) diyerek, Tesbih namazını cemaatle kılıyorlarmış. Bir defa vacip de olsa cemaatle kılınmaz. Vitir vacip olduğu halde, Ramazan haricinde cemaatle kılınmıyor. Tesbih namazı nasıl cemaatle kılınabilir?

Bir namazı kasten bozmak haramdır, büyük günahtır. Bir haramdan kaçmak, milyonlarca nafile namaz kılmaktan evladır. Haram işleyerek farz, mekruh işleyerek sünnet yapılmaz. Günahtan kaçmak ibadet yapmaktan önce gelir. (Uyun-ül Besair)

Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Az bir haramdan kaçmak, 80 bin nafile hac sevabından efdaldir.) [Deylemi]

Sual: Allah’a asi olmak ne demektir?
CEVAP
Asi olmak, karşı gelmek, günah işlemek demektir. Allahü teâlâya asi olmak iki türlüdür:
1- Allahü teâlânın emirlerini, yani farzları yapmamaktır. Farzları, vazife kabul etmeyenler kâfir olur. Vazife bilip, tembellikle yapmayanlar, yani kaza etmek, ödemek fikrinde olanlar, Hanefi mezhebinde kâfir olmaz. Fakat en büyük günah olur.

2-
Hak teâlânın men ettiği şeyleri, yani haramları yapmaktır. Haramdan kaçmayı vazife bildiği halde, nefsine uyarak yapan ve sonra üzülenler kâfir olmaz. Haram işleyen müslümanlara fâsık, asi denir. Haram işlemeyenlere salih, mütteki denir. İttikanın, yani haramdan kaçmanın sevabı, farzları yapmanın sevabından daha fazladır.

Sual: Bir kitapta, Peygamber efendimizin, (Ya Rabbi bugünden sonra Osman’a günah yazma) diye dua ettiğini okudum. Bir kimse, günah işlediği halde, niçin günah yazılmaz? Günah yazma demek, günah işletme demek midir?
CEVAP
Evet günah işletme demektir. Peygamberler hariç, günahsız kul olmaz. Bir de mahfuz evliya vardır. Allahü teâlâ bunlara günah işletmez.

Allahü teâlâ, sevdiklerini, bazı evliyayı günah işlemekten korur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlânın sevdiği kula günah zarar vermez.) [Deylemi]

Günahın zarar vermemesi iki türlü olur:
1- Kul, ölmeden önce tevbe eder, tevbe eden de hiç günah işlememiş gibi olur. Böylece işlenen günah zarar vermez.

2-
Allahü teâlâ, sevdiği kulunu günah işlemekten korur. Peygamber efendimizin, (Osman’a günah yazma) diye dua etmesi böyledir. Yani, (Onu günahtan muhafaza buyur) demektir.

Günah ve istek
Sual:
(Allahü teâlâ vermek istemeseydi, istek vermezdi) sözü meşhurdur. Bu söz, günah olan bir şeyi de yapmayı çok istediğimizde, bunu Allah’ın yapmamızı istediğini göstermez mi?
CEVAP
Hayır. Allahü teâlâ günah işlenmesinden kesinlikle razı olmaz ve kullarının günah işlemesini istemez. O söz, dine uygun işler içindir. Mesela, şartlarına uygun yapılan dualar kabul olur. İki hadis-i şerif meali şöyledir:
(Dua etme arzusu gelince, dua edin! Çünkü bu, duanın kabul olacağına alamettir.) [Tirmizi]

(Allahü teâlâ, dua etmeyi takdir etmişse, kabul etmeyi de takdir etmiştir.) [Ebu Nuaym]

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Dine uygun istek, kavuşmanın müjdecisidir. Yanıp yakılmak da, kavuşmanın başlangıcıdır. (1/61)

Haram olduğunu bilmemek
Sual:
Haram olan bir şeyi, haram olduğunu bilmeden işleyene günah olur mu?
CEVAP
Evet, din bilgilerinin her tarafa yayıldığı bir yerde, bir şeyin dindeki hükmünü bilmemek özür değildir. O şeyi kullanmak, haram olur. Mesela içki içse, zina etse, ben içkinin, zinanın haram olduğunu bilmiyordum dese, yine haram işlemiş olur. Ancak, Müslümanlardan uzak bir yerde yaşadığı veya yeni Müslüman olduğu için bilmiyorsa, öğrenme imkânı da yoksa mazur olur.

İbretlik olay
Sual:
Geçen gün Yozgat’ta ibretlik bir olay oldu. İbadetleri yapmayan ve günahları açıktan işlemekten çekinmeyen bir kadın intihar etti. Kabrinden etrafa çok kötü bir koku yayılıyor, kimse kabrin yanına yaklaşamıyor. Neden olabilir?
CEVAP
İbadetleri yapmayan üstelik de günahları açıkça işleyen kimsenin, imanını muhafaza etmesi çok zordur. İntihar etmesi de çok büyük günahtır. Bu olay, sanki onun imansız öldüğüne alamettir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Bir şeyle canına kıyan kimseye, Cehennemde onunla azap edilir.) [Buhari]

Bu hadis-i şerif, istisnalar hariç, intihar edenlerin Cehenneme gideceğini bildirmektedir.

Az da olsa, imansız ölen kimselerin kabirlerinde çektikleri azap görülebiliyor. Mesela Trabzonlu bir arkadaş şunu anlattı:
Bir bayanı kabre koydukları zaman sanki deprem oluyor gibi kabir sallanınca, kocası merak edip kabri herkesin gözü önünde açıyor. Karısının kömür haline geldiğini görüyor. Kocası, (Eşim dinin tesettür emrini inkâr ederdi) diyor.

Kâfir olarak ölmekten çok korkmak gerekir. Yapamasak bile, dinimizin bildirdiklerine inanmak, hepsini beğenmek lazım. Günah ayrı, inkâr ayrıdır. İnkâr eden, beğenmeyen dinden çıkar.

Sual: Vera sahibi olmak için, nasıl hareket etmek gerekir?
CEVAP
Bir kimse, şu on şeye riayet etmedikçe tam vera sahibi olamaz:
1- Gıybet etmemeli.
2- Müminlere suizan etmemeli, kötü bilmemeli.
3- Kimse ile alay etmemeli.
4- Namahreme bakmamalı.
5- Doğruluktan ayrılmamalı.
6- Kibirlenmemeli.
7- Malını haramlara harcamamalı.
8- Nefsi için makam istememeli.
9- Beş vakit namazı vaktinde kılmayı, birinci görev bilmeli.
10- Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği iman ve amellere uymalı. (Mekt. Rabbani 2/66)

Günaha ortak olmak
Sual
: Çeşitli günah olan konserler tertip ediliyor. Bu konserleri düzenleyenler mi, yoksa konsere iştirak edenler mi günaha giriyor?
CEVAP
İkisi de günahta ortaktır. Dinleyen olmasaydı, öyle konser tertip edilmezdi. Mesela, cambaz, ipten düşüp ölürse, seyirciler de günaha girer; çünkü onlar seyretmeselerdi, cambaz oynamayacak ve ölmeyecekti. Evet, öldürülen kimse, eceli geldiği için ölür; fakat bunu öldüren de, cezasını görür. (S. Ebediyye)

Sual: Bir kimse, ana-babasının veya başkasının günahını üzerine alabilir mi? Kimi, Vebalim senin boynuna diyor. Böyle söylemekle, birinin günahı başkasına yazılır mı, kimi de Sen şunu işle günahı bana diyor. Biz onu işleyince günahı ona mı olur?
CEVAP
"Vebalim senin boynuna" demekle, onun günahı başkasına yazılmaz. "Günahı bana" demekle de, günah olan bir şey işlenince, işleyen günahtan kurtulamaz. Günaha teşvik eden de günaha girer.

Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Hiçbir günahkâr, başkasının günahını çekmez.) [Enam 164]

Hadis-i şerifte de aynı ifadeler vardır:
(Hiç kimse başkasının günahını çekmez.) [Hakim]

Ancak günah işlemeyi öğreten babaya evladının günahı da yazılır. İbadet öğretirse, onun sevabı da babasına yazılır. Hadis-i şerifte, (Bir müslümanın evladı, ibadet edince, kazandığı sevap kadar, babasına da verilir. Bir kimse, çocuğuna günah öğretirse, bu çocuk ne kadar günah işlerse, babasına da o kadar günah yazılır) buyuruldu. (S. Ebediyye)

İnsanları sapıtanlar, kendi günahlarını yüklendikleri gibi sapıttırdıklarının günahlarını da yüklenirler. (Nahl 25, Beydavi)

Sual: (Yetmiş yaşından sonra, her günahı işle, sana sual yok) diyorlar, doğru mu?
CEVAP
Yanlıştır. Herkese sual vardır. Kimininki hafif, kimininki şiddetli olacaktır. Yaşlı Müslümana Allahü teâlâ daha çok merhamet eder.

Sual: Bir günahı bilerek işlemek mi, yoksa bilmeden işlemek mi daha günahtır?
CEVAP
Öğrenmesi farz olan, şeyi bilmemek özür olmaz, günah olur. Bir hadis-i şerif meali:
(Aynı günahı işleyen âlime bir, cahile iki günah yazılır. Âlim, yalnız günahın cezasını; cahil ise, hem günahın, hem de o meseleyi öğrenmemenin cezasını çeker.) [Deylemi]

Bir de şu durum var. Cahil bir günahı gafletle işler. Âlim ise kasten işleyebilir. Kasten işlemek daha büyük günahtır. Mesela cahil, kendi bahçesine uzanan komşunun meyvesini yese, buna, başkasının meyvesini yemek günahı ile birlikte bu meseleyi öğrenmemek günahı yazılır. Fakat âlim bunu yaparsa, kasten haram işlemiş olur. Bunun cezası, cahilin iki günahından daha ağır olur. Bilerek, kasten günah işlemek günaha önem vermemek anlamı da taşıyabilir. İki hadis-i şerif meali:
(Zebaniler, günahkâr hâfızlara, puta tapanlardan daha önce azap yapar. Çünkü bilerek yapılan günah, bilmeyerek yapılandan daha kötüdür.) [Taberani]

(İlmi ile amel etmeyen âlim, kıyamette en şiddetli azaba düçar olur.) [Beyheki]

Demek ki, hem bize lazım olan bilgileri öğrenmemiz, hem de bunlarla amel etmemiz gerekir.

Sual: Bir zatın, 4 bin hadisten birini seçip onunla amel ettiğini duydum. Bu hadis nasıldır?
CEVAP
Ebu Bekr-i Şiblî hazretleri, 400 hocadan ders alıp onlardan öğrendiği 4 bin hadisin içinden şunu seçip onunla amel etmiştir:
1- Dünya için, dünyada kalacağın kadar çalış!
2- Ahiret için orada kalacağın kadar çalış!
3- Allah’a muhtaç olduğun kadar itaat et!
4- Ateşe dayanabileceğin kadar günah işle.

Sual: Kitaplarda imanın gitmesine sebep olan şeylerden bahsedilirken, dokuz azasını doğru yoldan çıkarmak olduğu bildiriliyor. Bu dokuz aza nelerdir?
CEVAP
İnsanın bütün uzuvlarıdır. Her uzvu yaratılış gayesine uygun olarak kullanmalı, haram işlerde kullanmamalı. Bazı âlimler, 8, bazıları 9, bazıları da 10 uzuv olarak bildirmişlerdir.
1- El: Haram olan şeyleri tutmamalı.
2- Dil: Yalan söylememeli ve kötü şeyler konuşmamalı.
3- Göz: Haram olan şeylere bakmamalı.
4- Mide: Haram olan şeyleri mideye sokmamalı.
5- Kalb:
Kibir, ucup, suizan gibi şeylerden kaçmalı.
6- Kulak: Haram şeyleri dinlememeli.
7- Ayak: Kötü yerlere gitmemeli.
8- Ferc: Zina ve Livatadan uzak durmalı.
9- Burun: Haram şeyler koklamamalı.
10- Setr-i avret: Erkekler göbek ile diz arasını, kadınlar el, yüz hariç her yerini kapatmalı.

Sual: Kadın erkek beraberce oyun oynamak, içki içmek veya başka günahları işlemek için birlikte olunan yere fısk meclisi deniyor. Peki, günah işlemek için değil de, Allah rızası için ibadet etmek için beraber bulunulsa mesela beraberce mevlit dinlense, beraberce camide vaaz dinlense yine mi günah olur?
CEVAP
Dışarıda, kadın erkek birlikte oturmak günah olduğu gibi, mevlit için bir araya toplanmak veya birlikte vaaz dinlemek daha günahtır. İbadet şeklinde günah işlemek, başka yerde işlemekten daha çok günahtır. Üç kerahat vaktinde namaz kılmanın yasak olması da bunun gibidir. Yasak olan zamanda ve yerde kılınan namazın sevabı olmaz, günah da olur; çünkü yasak edildiği halde yapılmaktadır. Kadınların, örtülü olarak da, yabancı erkeklerle karışık oturmaları yasak edilmiştir. Bu yasak, camilerde ibadet şeklinde olursa, daha büyük günah olur.

Sual:
Özellikle yatılı okullarda, okul müdürü, nöbetçi öğretmen gibi bazıları, (Gusletmenize gerek yok. Eğer vebali varsa benim boynuma) diyorlar; hatta bir din dersi öğretmenimiz, (Akşama 15 dakika kala orucunuzu açın, size tekeffül ediyorum, bir vebali varsa benim boynuma) dedi. Öğretmenin dediklerini yaparsak biz vebalden kurtulur muyuz?
CEVAP
Vebali bana demekle, siz vebalden kurtulamazsınız. Yani birisi size, (İçki için, zina edin, bütün vebaliniz benim boynuma) dese, siz vebalden kurtulamazsınız. Şimdi birisi çıkıp, ey insanlar İslamiyet’e uymayın, istediğinizi yapın, vebali benim boynuma dese olur mu? Böyle söyleyenler, din cahilleri veya din düşmanlarıdır. Bunların oyununa gelmemelidir.

Başkasının hatırı için günah işlemek
Sual: Eşin dostun gönüllerini almak, onları kırmamak için karşı cinsle tokalaşmak, onlara sarılmak caiz midir?
CEVAP
İmam-ı Rabbani hazretleri, (Eşin, dostun gönüllerini yapmak için, kendini günaha sokmak ve ahiretin sonsuz azaplarına atılmak, aklı olanın yapacağı iş değildir) buyuruyor. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:

(Bir kimse kötü insanların kızacakları şeyde Allahü teâlânın rızasını ararsa, Allahü teâlâ onu, insanlardan geleceklerden korur. Bir kimse, Allahü teâlânın kızacağı şeyde, insanların rızasını ararsa, Allahü teâlâ onun işini insanlara bırakır.) [Tirmizi]

Kalbi mühürlenmek
Sual:
Peygamberimiz, (Üç Cumayı mazeretsiz kılmayanın) veya (Günaha devam edenin) kalbi mühürlenir buyuruyor. Kalbi mühürlenmek ne demektir?
CEVAP
Kalbi mühürlenmek, iyilik yapamaz hâle gelmektir. Hayır, hasenat ve ibadet yapmak ona zor gelir. Bundan kurtulmak için, tevbe edip günahlardan kaçmaya çalışmalıdır; çünkü günahta ısrar etmek, insanı küfre kadar sürükler.

İstemeden görmek ve işitmek
Sual: Sokakta açık bayanlar oluyor, bunlara istemeden bakmanın ve yine sokakta, istemeden gelen müzik seslerini dinlemenin hükmü nedir?
CEVAP
Bakmakla görmek, işitmekle dinlemek farklıdır. Açık kadın, göze çarparsa günah olmaz. Gelen müzik sesi, sadece duyulursa; fakat isteyerek dinlenmiyorsa veya dolmuş, alış veriş merkezi gibi yerlerde, istenmeden dinlemek zorunda kalınmışsa günah olmaz.

Günahları saymak
Sual:
(Zikri, tesbihi saydığın gibi niye günahlarını saymıyorsun) deniyor. Günahları saymanın faydası ne ki, sayınca mubah mı oluyor?
CEVAP
Hayır, mubah olmaz. Günahlar sayılınca, insan günahın çokluğunu görüp tevbe edebilir, daha az günah işleyebilir. (Günahlarını unutma) anlamında söylenmiş olabilir.

İyi ve kötü amel
Sua
l: Hadis-i şerifte, (Melekler insanların amel defterlerini götürürken, başında ve sonunda iyi iş yazılı ise, gün ortasında yapılanları ona bağışlarlar) buyuruluyor. Ya aksi olursa ne olur? Yani başı ve sonu kötü amel olup da, ortası iyi amel ise ne olur? Başı ve sonu kötü olduğu için iyi ameller de mi yok olur?
CEVAP
Hayır. Günahlar bir bahaneyle affedilirse de, iyi ameller zayi olmaz. Ortada yapılan iyi ameller çok ise, yine o gün iyi amel etmiş yazılır. Her zaman müminin lehine hareket edilir. Günahlar bire bir yazılırken, iyi ameller bire on ve hatta daha fazla yazılır. Mümin, birkaç günah işler, sağdaki âmir olan melek soldakine günahları yazdırmaz, biraz bekle, belki bir iyilik işler der. Kul, bir iyilik işleyince, şimdi yazalım der. Bir iyiliğe on sevab verilir, o kişi üç günah işlemişse, ondan üçü çıkar, geriye yedi sevab yazılır. Bir hadis-i şerif meali:
(Sağdaki melek, soldaki meleğin âmiridir. Kul, bir iyilik yapınca, on sevab yazar. Kötülük yapınca, sağdaki melek, soldaki meleğe bekle der; o da, altı saat bekler. Eğer kul, istiğfar ederse, hiç bir şey yazmaz. İstiğfar etmezse, tek bir günah yazar.) [Taberani]

Allah’a sövenin tevbesi
Sual:
Mugni tefsirinde, (Allah’a ve Resulüne küfretmek haddi gerektirir. Küfreden tevbe etse de durum değişmez; çünkü tevbe, haddi düşürmez) deniyor. Diğer hadler de böyle değil mi?
CEVAP
Evet, bütün hadler böyledir. Had, günahına göre verilen bir cezadır. Tevbe ederse imanlı olarak had tatbik edilir. İçki içen Müslüman, tevbe etse bile, had cezasını çeker. Bugün dünyada İslam halifesi olmadığı için hadler uygulanmaz.

Harama uymak ne demektir?
Sual:
S. Ebediyye’de deniyor ki:
(Erkek olsun, kadın olsun, her insanın, her sözünde, her işinde, Allahü teâlânın emirlerine, yani farzlara ve yasak ettiklerine [haramlara] uyması lazımdır. Bir farzın yapılmasına, bir haramdan sakınmaya önem vermeyenin imanı gider, kâfir olur.)
Farza uymak elbette şarttır; fakat niye yasaklara, harama uymak gerekiyor? Harama uyunca haram işlenmiş olmaz mı?
CEVAP
Buradaki uymak, o işin gereğini yapmak, verilen emir ve yasağa riayet etmek demektir. Farzlara uymak, dinimizin bildirdiği şekilde, o farzları yapmak demektir. Haramlara uymak da, dinimizin bildirdiği şekilde, o haramlardan kaçmak demektir. Yasak emrine uyulunca yasaktan sakınmak gerekir.