ARA
SORULARLA İSLAMİYET / SUAL-CEVAB

Dinde bölücülük yoktur

Sual: Müslümanlar çeşitli gruplara bölünmüştür. Dinimiz bölünmeyi yasaklamıyor mu? Niye bir çatı altında birleşilmiyor?
CEVAP
Evet, dinimiz bölünmeyi, parçalanıp ayrılmayı yasaklamıştır. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
(Hep birlikte Allah’ın ipine [Kur’an-ı kerime, İslamiyet’e] sımsıkı sarılın! Parçalanıp ayrılmayın! Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün! Hani siz birbirinize düşmandınız da, O, kalblerinizi birbirinize ısındırmıştı. İşte O’nun [İslam] nimeti sayesinde din kardeşi olmuştunuz. Hem siz, bir ateş çukurunun tam kenarındayken, oradan [Cehenneme girmekten] de sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki, doğru yola eresiniz.) [Âl-i İmran 103]

Peygamber efendimiz de, (Ümmetim 73 fırkaya ayrılacak, 72’si Cehenneme gidecektir) buyuruyor. Buna rağmen müslümanlar bölük pörçük olmuştur. Her grup, (Bizim yolumuz doğru) diyor. Kur’an-ı kerimde de, (Her fırka, her grup doğru yolda olduğunu sanarak, sevinmektedir) buyuruluyor. (Müminun 53, Rum 32)

Her grup, kendilerinin doğru olduğunu sandığı için, kendi çatılarının altında birleşilmesini istiyor. Bunun için birleşme imkânı olmuyor. Birleşilse hakla batıl karışmış olur. Bu gruplardan sadece bir fırka doğru yoldadır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Ümmetim arasında, doğru yolda olanlar, her zaman bulunur. Onlara karşı olanlar, Allah’ın emri gelinceye kadar, onlara zarar yapamaz.) [Mişkat-ül-mesabih]

Bu doğru grupta bulunmak isteyen dua etmelidir. Allahü teâlâ, İslamiyet’i doğru olarak öğrenmek isteyene, bunu nasip edeceğine söz verdi. Bunun için, (Ya Rabbi, sana inanıyorum, seni ve Peygamberlerini seviyorum. İslam bilgilerini doğru olarak öğrenmek istiyorum. Bunu bana nasip et ve beni, yanlış yollara gitmekten koru) diye dua etmeli, istihare yapmalı! Cenab-ı Hak ona doğru yolu gösterir.

Allahü teâlâ verdiği sözden dönmez. Dua ve istihare ile doğru yolu arayana gösterir. Doğruyu bulmak için dua ve istihare yapmayan kimse, bid’at fırkaları arasında ise, ben doğruyu bilemedim diye bir mazeret ileri süremeyecektir.

Süte idrar katmak
Sual:
Ehl-i sünnete aykırı görüşleriyle ün salan Reşit Rıza’nın hayranlarından biri, (Bu ümmet, Şia’sıyla, Vehhabi’siyle, Sünni’siyle, Mutezile’siyle, Cebriye’siyle hepsi kardeştir, çünkü ilahı da, peygamberi de birdir. İslam birliğinin kurulması için mezhebi de bir olmalıdır) diyor. Tek hak fırka olan Ehl-i Sünnet vel-cemaat mezhebi ile bid’at fırkalarını karıştırmak, sütün içine idrar, kan karıştırmaya benzemez mi?
CEVAP
Evet, 72 bid’at fırkasını birleştirip tek fırka haline getirmek, süte idrar karıştırmaktan kötüdür. Süt necis olunca dökülür, ama imana necaset karıştırınca insan küfre girebilir. Bu 72 bid’at fırkasının Cehennemlik olduğunu Resulullah efendimiz haber vermiştir. Bid’at fırkalarla Ehl-i sünneti birleştirmeye kalkmak Resulullah’ın bu konudaki hadis-i şeriflerine savaş açmak demektir. Çok çirkin ve çok yanlış bir iştir.

Müslümanlar için rahmet olan dört hak mezhebi teke indirmenin haram olduğunda icma hâsıl olmuşken, bir de bid’at fırkalarını birbiriyle karıştırmak daha büyük cinayet olur.

Mason Abduh’un çömezi Reşit Rıza gibi dinde reformcular, (Mezhepler birleştirilerek, İslam birliği kurulmalı) diyorlar. Hâlbuki Peygamberimiz, yeryüzündeki bütün Müslümanların tek bir iman yolunda, dört halifesinin doğru yolunda, birleşmelerini emir buyurdu. İslam âlimleri, el ele vererek, çalışıp, dört Halifenin itikat yolunu kitaplara geçirdiler. Peygamberimizin emrettiği bu tek yola, Ehl-i sünnet vel-cemaat ismini verdiler. Yeryüzündeki bütün Müslümanların bu tek Ehl-i sünnet yolunda birleşmeleri lazımdır. Bu hainler, mevcut olan bu birliğe katılmayıp, yaldızlı sözlerle Müslümanları aldatmaya ve İslam birliği maskesi altında iman birliğini parçalayarak İslamiyet’i içerden yıkmaya çalışıyorlar. Bu oyunlara gelmemelidir.

Tefrika ve ihtilaf
Sual:
(Dinde itikadî farklara tefrika, ameli farklara ihtilaf denir. Mesela mezhepler arasındaki ibadetlerle ilgili farklı hükümlere ihtilaf dendiği gibi, Ehl-i sünnet dışı mezheplerdeki farklı hükümler de tefrika değil ihtilaf olarak görülmeli. Ehl-i sünnet dışındaki mezheplerin itikatları da hoşgörüyle karşılanmalı) diyen ilahiyatçılara rastlıyoruz. Hoşgörüyle karşılamak ne demektir? Bid’at ehli olanlar da mı hak mezhep sınıfına sokulmak isteniyor?
CEVAP
Mezhepsizler, bid’at ehline ve gayrimüslimlere gösterdikleri hoşgörüyü Ehl-i sünnete göstermiyorlar. Yahudilerle Hıristiyanları ve bid’at ehlini Cennete rahatça sokabiliyorlar, ama nedense Ehl-i sünnete bunu çok görüyorlar.

İhtilaftan kastı farklı ictihaddır. Farklı ictihad ise rahmettir. Rahmete ihtilaf gözüyle bakmamalı. Tefrika ise, ayrılık, bölünmek, parçalanmak demektir. Tefrika, âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerle yasaklanmıştır.

(Dinlerinde tefrikaya düşüp, gruplaşan ve her grup da kendi inançlarını beğenip sevinen müşriklerden olmayın!) [Rum 32]

(Hep birlikte Allah’ın ipine [İslamiyet’e] sımsıkı yapışın, parçalanmayın, bölünmeyin!) [Âl-i İmran 103]

Peygamber efendimiz de, (Ümmetim 73 fırkaya ayrılacaktır. Onlardan bir fırka hariç, hepsi Cehenneme gidecek. Kurtulan fırka, benim ve Eshabımın yolu üzere gidenlerdir) buyuruyor. (Tirmizi)

Bu hadis-i şerifte iki husus vurgulanıyor:
1- Bölünmeyin, tefrikaya düşmeyin, bölücüler Cehenneme gidecektir deniyor. Bu bölücülere bid’at ehli deniyor.
2- Sadece (Benim yolumdan giden kurtulur) denmiyor, (Eshabımın yolundan giden de kurtulur) buyuruluyor. Eshabının yolunun kendi yolundan ayrı olmadığı vurgulandığı gibi, onların farklı ictihadlarının rahmet olduğu da vurgulanıyor.

(Benim ve Eshabımın yolu) buyuruluyor. Benim yolum ifadesinden maksat sünnettir. Eshabının yolu da cemaattir. Bu ikisine birden Ehl-i sünnet vel cemaat diyoruz. Ehl-i sünnet âlimlerinin istisnasız hepsi, tek doğru olan kurtuluş fırkasının Ehl-i sünnet vel cemaat fırkası olduğunu bildiriyorlar.

İtikatta ayrılık olmaz. Onun için kurtulan tek fırka deniyor. Diğerleri bid’at fırkalarıdır. Bid’at ehli ise muhakkak Cehenneme gidecektir. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Sözlerin en doğrusu Allah’ın kitabı, yolların en güzeli Resulullah’ın yoludur. İşlerin en kötüsü ise bid’attir. Her bid’at sapıklıktır, her sapıklığın yeri de Cehennemdir.) [Buhari, Müslim, Nesai]

Kitap ve Sünnet’le Cehenneme gideceği bildirilen bid’at fırkalarının hoş görülmesini söylemek, âyet ve hadise karşı gelmek olur.