Şiirlerle Menkıbeler
Kibirli insan

Makam sahibi biri, bir yolculuk anında,

Tokat’a uğramıştı Şirvani zamanında.

 

Hoş geldin demek için o makam sahibine,

Gitti bütün ahali onun ziyaretine.

 

Kendini çok beğenen bir kişiydi o fakat,

Yanına gelenlere, hiç etmedi iltifat.

 

Böbürlenip dedi ki: (Beni karşılayanlar,

Sadece bu kadar mı, yok mu başka insanlar?)

 

Onlar, (Yoktur efendim) deyince o kimseye,

Dedi: (Doğru söyleyin, yok mu başka bir kimse?

 

Beni karşılamaya gelmesi lazım gelen,

Başka kimse kaldıysa, söyleyin bana hemen.)

 

Orada bulunanlar, dediler ki: (Efendim!

Yalnız takva sahibi bir zat var, ehl-i ilim.

 

Allah’ın evliyası, çok mübarek biridir.

Hiç çıkmaz dışarıya, onun işi ilimdir.)

 

O bunları duyunca, gayet sinirlenerek,

Dedi: (O, eceline susamış olsa gerek.

 

O nasıl bir kimse ki, huzuruma gelmiyor.

Benim kim olduğumu, o galiba bilmiyor.

 

Haydi ne durursunuz, bekliyorum onu ben.

Gidip, zorla da olsa, getirin bana hemen.

 

Ben onun cezasını, yanınızda vereyim.

Beni karşılamamak ne imiş, göstereyim.)

 

Dediler ki: (Efendim, sizden önce, buraya,

Gelen büyük insanlar, giderlerdi oraya.

 

Dergahına vararak, öperlerdi elini.

Çok iyi bilirlerdi o zatın kıymetini.

 

Size de layık olan, o zata gitmenizdir.

Ellerini öperek, dua istemenizdir.)

 

Dedi ki: (Yarın ona gideyim öyle ise.

Bir ceza vereyim ki, ibret olsun herkese.)

 

Mevlana Şirvani’yi seven bazı kimseler,

Dergahına giderek, bunu haber verdiler.

 

Dediler ki: (Efendim, o, çok zalim biridir.

Eğer gitmez iseniz, bir zarar verebilir.)

 

Buyurdu ki: (Ey dostlar, şunu iyi biliniz.

O bize dokunamaz, asla üzülmeyiniz.

 

Biz nasıl gitmiyorsak o kimsenin yanına,

Onun da yaklaşması, hiç mümkün değil bana.)

 

Ertesi gün o zalim, gurur ve kibir ile,

Yollandı o dergaha, bir çok hizmetçisiyle.

 

O zata zarar vermek niyetiyle giderken,

Yolda attan düşerek, ölüp gitti aniden.

 

Zira atı huysuzdu, kendisi gururluydu.

Giderken, hayvan onu şiddetle yere vurdu.

 

Bir Allah adamına gidiyorken zarara,

Tepe taklak düşerek, giriverdi mezara.

DİĞER İÇERİKLER